Kuş seslerini dinleyerek kıyısında, devrilecekmiş gibi duran yaşlı zeytin ağaçlarının sıralandığı toprak bir yoldan ulaşırsınız, Partipanas Kayası nın güney eteklerine kurulmuş Sandima ya. İstanköy den gelen ustalar tarafından inşa edilen köyün 600 yıllık bir geçmişi var. Yüzünüzü aşağıdaki muhteşem manzaraya döndüğünüzde, sağınızda kalan volkanik kayalar bir zamanlar buranın nasıl bir jeolojik olaya sahne olduğunu düşündürüyor insana. 1960 yılında başlayıp narenciye ekimi ve turizmin gelişmesi ile birlikte hızlanan bir göç dalgası sonucu tamamen terk edilmiş Sandima Köyü.

Herkes Yalı ( sahil ) ya göçmüş. Artık evlerin hüzünlü yıkıntılarını sarmış, teklifsiz bir doğa ile, birkaç özel kişi oturuyor burada sadece. Doğduğu köyü terk etmemekle ayak diremiş ve şu an yalnız yaşayanOsman amca ve de burada olağanüstü bir sanat galerisi ile kafe kurmuş olan ressam ve heykeltraş çift. Biraz dinlenmek için mutlaka uğrayın Sanat Kafe ye. Bir yıkıntıyı, her ayrıntısına dek emek vererek yaşayan, bir sanat labirentine dönüştüren sanatçılarla tanışır vebitki çayı içerek yorgunluk atarsınız.

Yalıkavak ın merkezine iki buçuk kilometre güneyindeki tepelere kurulmuş olan Sandima yüz yılın başında önemli merkezlerden birisiydi. Yirminci yüz yılın başında Yalıkavak ın adının yerine haritalarda Sandima adı geçerken, Cumhuriyetin kurulmasıyla birlikte 1923 yılından itibaren iskele adı olan Yalıkavak ın bir mahallesi olarak yerini almıştır.

1970 li yıllara kadar ana yerleşim yeri olan Sandıia ya toprak bir yoldan, zeytin ağaçlarının bezediği şiirsel bir yolculuğun sonunda ulaşılabilir. Antik dönemden kalma düzgün taşlardan oluşmuş yolu da görebilmeniz mümkündür. Bu gün antik dönemlerde köye su taşıyan su kanallarını da görmek mümkündür. Partipanas Kayası nın güney eteklerine kurulmuş Sandima nın 600 yıllık bir geçmişi olduğu söylentiler arasındadır. Sandıma da zeytinin yanı sıra tahıl ürünleri yaygın olarak yetiştirilmekteydi.

Sandima adının nereden geldiği yazılı kaynaklarda bulunmasa da halk arasında burada Sandos adında bir devletin kurulduğu bu kelime daha sonra bozularak Sandima ya dönüşmüştür. Sandima kelimesinin Sandırma kelimesinden gelmiş olabileceği yine söylentiler arasındadır.

Yalıkavak belediyesi Sandima yı koruma amaçlı plan yaptırılıyormuş, bunun için koruma kurulunun onayı da gerekiyormuş. Kurul aynı şekilde ( olduğu gibi ) korunmasını istiyormuş ve plan yapıldıktan sonra onların onayına sunulacakmış. Halk da korunmasından yana. Ancak geçmişte hem ekonomik değeri kalmadığından, hem de emlak vergisi, çöp vergisi gibi masrafları da üstlenmek istemediklerinden evlerini satma yoluna gitmişler. Tabi doğal olarak evleri alanlar da yeni bir şeyler yapmak istiyorlar. Sonuç ne olacak bekleyelim görelim.