Tlos kenti Xanthos, Pınara, Krafos ve Tlos kardeşlerden Tlos adına kurulmuş, zamanla Likyalıların altı önemli kentinden birisi haline gelmiş. Likya Bölgesinin en eski yerleşim alanlarından birisi olan Tlos un adı Likya yazıtlarında Tlawa olarak geçmekte olup, kentin adından MÖ 14.yy Hitit belgelerinde Lukka Topraklarındaki Dlawa olarak söz edilmektedir.

Akropol, kuzey doğusunu dik uçurumların oluşturduğu bir tepenin üzerine kurulmuştur. Tepenin doruğunda daha eski kalıntıların tamamını gözlerden gizleyen, Osmanlı dönemine ait bir kalenin, 14.YY da bölgeye hakim olduğu sanılan Kanlı Ali Ağa tarafından yaptırıldığı söylenmektedir. Kalenin altında, doğu yamacında Likya devri duvar kalıntıları, güneyde ise daha sonraki, Roma döneminin duvarcılık örneklerinden birini oluşturan bir sur bulunmaktadır.

Aynı tepenin üzerinde gruplar halinde Likya tipi kaya mezarları göze çarpmaktadır. Taş bloklar halinde aşağıya doğru sıralanan oturma yerleri ile stadyum, surların hemen güneyinde yer alır. Harabelerin en güneyinde biraz doğu tarafına doğru hamam kalıntıları, hemen yanında da Paleasta ve gymnasium kalıntıları bulunmaktadır.

Doğudaki geniş meydanda yerleşmiş olan Tlos un agorası 9 metre genişliğinde, batı yüzündeki duvarında yarım düzineye yakın kapıların bulunduğu uzun bir yapıdır. Yine aynı meydanın doğusunda çok iyi korunmuş durumdaki Tiyatro ve tiyatronun kuzey duvarının altında, yazıtının ancak bir bölümü görülebilen Izrara Anıtı bulunmaktadır.

Akropol tepesinin ön cephesinde oyulmuş sayısız mezarlardan en önemlisi, hiç kuşkusuz kanatlı atı Pegasus un üzerinde üç başlı canavar Chimera ile savaşırken resmedilmiş Bellerophontes mezarıdır. Giriş ve alınlığı arasında iki dörtgen sütunun yer aldığı bu tapınak mezarın ana mezar odasının duvarı üç bölümlüdür. Ortada süslerle bezenmiş bir kapı motifi ve her iki yanda da mezar odasına girilen asıl kapılar bulunmaktadır.

Yan taraftaki bu kapılar eşik görevi yapan ve ön yüzlerinde at motifleriyle bezeli birer kabartma bulunan bloklarla, yerden 90 cm yükseltilmiştir. Girişteki sol duvarın üstünde ise Bellerophontes uçan at Pegasus üzerinde Chimera ile savaşırken resmedilmiştir.

Ören yeri girişindeki yol kenarında, çınar ağaçlarının serinliğinde çay bahçeleri sıralanıyor. Soğuk bir şeyler ve özellikle bol köpüklü yayık ayranı içebilirsiniz.

Yaka Köyüne kadar gelmişken Yaka Park ta bir mola verebilirsiniz. Yaka Park, Yaka Köy den 1 km yukarıda. Kaş, Kalkan, Fethiye çıkışlı jeep safaricilerin durak noktalarından biri olan Yakapark ta anıt olmuş ağaçlar, kademeli teraslar, havuz, su kanalları, hamaklar, kerevetler, taş masalar ve köşkler çevreye uyumlu olarak yerleştirilmiş Saçta gözleme yapan köy kadınları, masalar arasında dolaşarak ötüşen horoz ve tavuklar ilgi çekiyor.

Bahçenin ortasına kurulu ızgarada etler pişiriliyor, mısır ununda alabalık kızartılıyor. Yaratıcılığın hoş bir örneği olan Balıklı Bar, Yakapark ın başka hiç bir yerde görülemeyecek animasyonu. Barın tezgahı taştan yapılmış ve kenarından buz gibi suyun aktığı içinde de alabalıklar dolaşan bir kanalet geçiyor. Alabalıklar insana alışık sanki, sevilmekten okşanmaktan hoşlanıyorlar ve hiç kaçmıyorlar.